İnsan... Nisyan ile mâlül, aslına uzak, çamur oluşuny unutup altın olduğunu zanneden zât. Tarih boyunca başına gelen fenalıkları, hayvan-ı nâtık (konuşan hayvan) kimliği ile bilâtereddüt (tereddütsüz) işleyip, dünyaya sahip olma hayali kuran varlık. Dünyaya hükmetme hayali, tüm değerlerini yitirmiş kimselerin elinde bir silah gibi âdeta. İnsan mı kötülüğü işliyor, kötülük mü insanı kullanıyor, bu bir muamma. Vicdanı olan karıncayı incitemezken, insana kıymak, insandan faydalanmak, ancak kalbi katılaşmış birinin içinden gelse gerek. Bir bebeği annesinden ayırdığınızı düşünebiliyor musunuz? Ya rastgele bir eve bomba atabildiğinizi? Bizim kıyamadığımız değerler, bir başkasının gözünü kırpmadan yapabileceği kadar basitleşmiş durumda. Bunu düşünmek tehlikeyi, yapılan evhamın boşuna olmadığınu açıkça ortaya koyuyor. Zaten birileri çokça kaygı duymamızı, fakirleşmemizi ve bu sayede aklımızı sağlıklı kullanamamızı istiyor. Mesela Epstei...
Kayıtlar
SELAM İLE KIRK SATIR
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yazan:
ZEYY
-
Daha bugün hoş bir sohbeti başlattı selam. Ve tabi ardından getirdi birkaç kelam Başlayan yeni bir güne merhaba diyen yaşlı bir kadın Karşısındakine karşı ihtiyaç duydu bir meram. Panjurlu perdeler ve uykulu mamur gözler Hepsi bir sıfat tamlaması ederler Ve hafif bir tebessüm eder kadın O anda yok olur tasalanılmış kederler Gözler denk gelir aynı hizaya Kalp ısınıverir ve başlar kaymaya O anın tesiriyle hoş bir kelam eder kadın Başlar karşıdakinin içi ısınmaya Kelimelerin tesiri vardır Tesirin etkisi vardır. Her ne kadar hareket etmese de kadın Etkinin tepkisi vardır . Denilmiş ki “Bütün mutluluklar birbirine benzer” Nasıl olur, hepsinin değeri ayrı eder İçten ve samimi oluvermeseydi kadın Olmaz mıydı, ezbere yaşanılan bu dünyada ki sahte gülüşler Eşit olacak bir gün develerle taşınan servet İle yüreklerdeki içten bir samimiyet Bugün bir selam etmese kadın Hissetmeyecekti kimse kalbinde bir tesirat Geçiyo...
Öze Dönüş
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yazan:
Feyza
-
"Hastalıklar birer imtihandır" Bunu ilk duyduğum zaman o kadar eski olacak ki, kimden duydum ne üzere duydum, hatırlamıyorum. O zamandan beri düz bir mantıkla çevremdeki herkesin hastalığına sınav gözüyle bakar ve yalnızca sabredilmesi gerektiğini düşünürdüm. Tek gerekenin sükut halinde beklemek olduğunu sanırdım. Meğer hastalıklardan ziyade, hastalıkların zihindeki sebepleri birer sınavmış ve hatta o sebep bulunmazsa tamamen iyileşmek hiçbir şartta mümkün değilmiş. Bedeninde rahatsızlığı olan birinin onunla yaşaması ne zordur fakat o rahatsızlık bir travmanın bedene yansımasıysa onunla yaşamak çok daha zordur. Mesela ne yapılırsa yapılsın geçmeyen geçse de yine gelen ağrılar, cilt problemleri, durmadan tekrar eden enfeksiyonlardan tutalım da kanser, siroz ve hatta çocuk sahibi olamamaya kadar uzayan bir ton hastalık listesinin temelinde kesinlikle psikolojik bir sebep olduğuna inanıyor ve hatta şahit oluyorum. Bunu bildiğimden beri ...
Bugünler ve Yarınlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yazan:
Feyza
-
Kıyametin eşiğindeyiz hissi veren olayların ardı arkası kesilmemesine rağmen hayatın akışına kapılmış durumdayız. Başımızın da sağ kalmadığı depremler, seller, ölümler birbirini kovalar vaziyette. Merkezüssü Kahramanmaraş olan 7, 8 lik felaketten önceki en büyük deprem için İnternet araştırmamda şu veriye denk geldim : " Erzincan'da 27 Aralık 1939'daki 7,9 büyüklüğünde meydana gelen büyük depremde, yaklaşık 33 bin kişi hayatını kaybetti, 100 bin kişi yaralandı ve 116 bin civarında bina yıkıldı. Erzincan depremi, dünyada meydana gelen büyük depremlerden biri sayılıyor." Genel manada doğu tarafımızdaki fay hattı adeta uyuyan bir yılan. Farklı bölgelerimizde meydana gelen depremler de yaşanmış elbette ama doğu bölgemizdeki deprem geçmişi biraz daha kadim gözüküyor. Dünyanın kader defterine bir çok olay yazılıyor ve k...
KÖRPECİK HAFIZ
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yazan:
ZEYY
-
Baktığım zaman babamın gözlerine Görürüm ufuktaki karartıyı Bir körpecik hafız vardı Buharlaştı sardı havayı Alim ölünce derdi babam Yağmur yağar Beklenen bir işarettir o Böylece Kalanlara rahmet damlar Bir fidandı körpecik hafız Üzgün giyinirdi Mutluluk tebessümlerini Yokuşu bir adımda çıkardı Elmayı bir ısırışta Böylesine donanımlıydı Kimsenin beklemediği bir anda gitti Acı beklenilmeyen andır derdi babam Körpecik hafız gitti Köşkten evinde ulu diyarlara Unutma hafız unutma Tekrar et ezberini Yeniden baktığımda babamın gözlerine Dağılsın bu kasvetli gecenin En bilindik dizeleri Misafir Yazar: Zafir Uyaralp * Her hakkı mahfuzdur. *
Hayat Memat Sanat
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yazan:
Feyza
-
Yaşamak, baştan sona ressamlıktır. Ömrü idrak edeceğimiz safhaya gelen herkese boş tuvaller verilir. "Çiz" denir ve "yok ben cin Ali bile çizemem" diyenimiz dahi o tuvali boş bırakmaz. Yaşamak, sondan başa ahde vefadır. Kimimiz tuvali güzel renklerle bezer, özenir, kimimiz yalnızca boşluğu karalar. Oysa konu yetenekle ilgili değildir. Vakit geçtikçe olgunlaşan ressamın merhameti artar. Olgunlaşmak böyle bir şeydir. Henüz bir müptedi (yeni başlayan) daha fevri daha sonuç odaklı ve kalbî bir gözle çizim yapmaya eğilimliyken, yaş aldıkça hatalara karşı daha merhametli olmaya başlar. Sevgi dolu oluşu katlanır da katlanır. Çünkü büyüdükçe hatalar yapmıştır hatta asla yapmam dediklerini bir bir yapmıştır. Böylece herkesin her şeyi yapabilmesi gözünde normalleşiverir. Elbette olması gereken budur. Esnek olabilmek.. Ne büyük ihtiyaçtır aslında. Katılık ve prensipli olmak hep karıştırılır oysa. Herkes insiyatifi (...
İÇİMDEKİ GÖLGE
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yazan:
ZEYY
-
İnsanın kalbinde tuhaf hisler bıraktıran bir şey bu Madam,görünce karşı koyamıyorsun.Savaş düellosunda karizmanı çizdirecek tarzdan hani. ........... Yok canım..Abartmıyorum kii.. .............. Evet madam ,gülmeyi seviyorum ama şeyy... ( gözlerini, gözlerine götürür ve biraz bekler) " Korkuyorum onu kaybetmekten. Biri benden alıp götürecek diye." Madam? ….. ( derin bir sessizlik.Etrafına bakınır.Saatin kendisi için yapılmış yuvasına. Ses nasıl da bütün odayı kaplıyor diye düşünür.Sonra tekrar cama doğru bakar.Pencereden yansıyan güneş ışıkları gözüne vurur.Karşı taraftaki biblolarda gezdirir gözlerini biraz. Ardından ...) " Onu saklamaya karar verdim.Ama nereye? Kocaman bir sandığım yok ki benim." "Neden öyle bakıyorsun Madam?" ...... " Sanki kaybetmekten hiç korkmuyormuşcasına." Madam, biliyor musun varlığına alıştığım bir şeyin yokluğunu çekmek çok acı. Onu da kaybedersem ne yapabileceğimi bilmiyorum. Mavi balonumu gökyüzüne verdim.Özlüyorum ...